Leonardo da Vinci’nin Az Bilinen Dahilikleri
leonardo da vinci kimdir? Leonardo da Vinci, yalnızca bir ressam değil, aynı zamanda bir mucit, bilim insanı ve filozof olarak tarihe damga vurmuş çok yönlü bir figür olarak kabul edilmektedir.
GaagArt, dijital sanatın yükselişini ve toplumsal etkilerini, teknolojinin sanatı nasıl dönüştürdüğünü ele alarak çağımızın duvar sanatındaki devrimi vurgular.
GaagArt, dijital sanatın gelişimini ve dijital çağda duvar sanatının dönüşümünü inceler. 1980'lerden itibaren, teknolojinin ilerlemesiyle birlikte sanatçılar, bilgisayarlar ve dijital araçlar kullanarak yeni sanat eserleri yaratmaya başladı. Artırılmış gerçeklik, NFT'ler ve yapay zeka gibi teknolojiler, sanatın sınırlarını genişleterek eserlerin evler, ofisler ve sanat galerileri gibi çeşitli ortamlarda sergilenmesini mümkün kıldı. Dijital sanat, toplumsal etkiler açısından da önemli bir rol oynayarak sanatçılara ve izleyicilere yeni perspektifler sunuyor.
Dijital sanat üretiminde genel olarak bilgisayarlar kullanılır. Bu sanat türü çeşitli dijital ortamlarda teknolojiyle icra edilmesi ile biliniyor. Gelişen teknoloji ile birlikte bu sanat türü durdurulamaz bir hal alıyor ve ortaya eşsiz değere sahip eserler çıkıyor.
Bu kavram ilk kez 1980'li yıllarda kullanılmaya başlandı demek doğru olur. Mühendisler, bir robotun yere yerleştirilen kağıtlara büyük resimler çizmesine yardımcı olan AARON adlı bir program geliştirdi. Teknolojinin giderek ilerlemesiyle birlikte bu sanat, bilgisayarla üretilen hale geldi ve bilgisayar ve fare yardımıyla çizilmeye başlandı. 1990'lı yıllarda ise videolar indirildi ve görüntülerin manipülasyonu artık mümkün hale geldi.
1990'lı yıllarda kişisel bilgisayarın ortaya çıkışı, dijital teknolojideki gelişmeler ve internetin ortaya çıkışıyla birlikte bu gelişmeler sanatçılara daha fazla yaratıcı özgürlük sağlamanın yanı sıra aynı zamanda sanata olan ilginin artmasıyla birlikte sanatı deneyimlemenin yeni yollarını da sundu. Çağdaş sanat kavramı ise bu süre zarfından sonra büyük bir popülerliğe sahip oldu denilebilir.
Sanatçılar bu sanatın gelişimi ile birlikte eserleri ev ve işyerlerindeki duvarlara taşımayı amaçladı. Örnek vermek gerekirse Olafur Elisson isimli sanatçıı nadir doğal nesneleri ekran aracılığıyla insanların evlerine getirmek için artırılmış gerçeklik yöntemini kullanmaya başladı. Aynı zamanda artırılmış gerçeklik yöntemi ile birçok heykel yapılarak çeşitli bölgelerde sergilendiği de söylenebilir. Başka bir unsur olarak ise NFT sanatı örnek verilebilir. Kişiler dijital ortamlarda yapılan eserleri satın alarak bu eserleri fiziksel bir ürün haline dönüştürme imkanına sahip.
Ofis tabloları ve evlerde tercih edilen birçok tablo bu yöntem ile oluşturuluyor. Dijital ortamda üretilen tablolar satın alınarak fiziksel bir eser haline kolay bir şekilde dönüşüyor.
Dijital çağın sanat eserleri görünümleri ile adeta herkesi büyülüyor. Bu eserler genelde yapay zeka ya da artırılmış gerçeklik yöntemi kullanılarak ortaya çıkıyor. Sanatçı Klingemann 2017 yılında yapay zeka modellerini kullanarak, algoritmayı besleyen girdilerle deneyler yaptığı altı baskıdan oluşan bir seri oluşturması ile bilinilyor. Bu çalışma için sanatçı insan vücuduna odaklandı ve yapay zeka modellerini çöp figürleri resimlere dönüştürerek duruşu keşfetmeleri için eğitti.
Dijital ve yapay zeka sanatı yelpazesinde dikkat çeken bir diğer isim ise Refk Andadol. Sanatçı soyut ve rüya gibi ortamlar yaratan, veriye dayalı algoritmalardan oluşan projeleriyle tanınıyor. Doğa Düşleri adlı son projesi, uzay, doğa ve kentsel ortamlara ilişkin kolektif görsel anılara dayanan veri estetiğinin devam eden bir araştırmasıdır.
Artırılmış gerçeklik çağdaş sanatçıların yaratıcılıklarını ifade etmek için kullandıkları bir diğer popüler dijital ortam. Artırılmış gerçeklik, gerçek dünya ile dijital dünyanın birbiriyle etkileşime girdiği bir deneyimi içerir. Gerçek dünyadaki nesneler, bilgisayar tarafından üretilen ve duyuyu etkileyen algısal bilgilerle zenginleştirilir.
Dijital teknoloji sanatsal deneyler için sürekli olarak yeni perspektifler açıyor. Yeni ortamları keşfetmeye ve onlarla oynamaya istekli sanatçılar için yaratıcı ifade olanakları sonsuz denilebilir. Üstelik bu sanat, farklı türdeki dijital cihazlar aracılığıyla kolayca taşınabilmesi ve görülebilmesi nedeniyle sanatı izleme, keyif alma ve paylaşma biçimini de kökten değiştiriyor. Yeni, genişlemiş bir izleyici kitlesinin potansiyeli aynı zamanda sanatçılara kendi kariyerlerini inşa etme ve çalışmalarını temsil edilme zorunluluğu olmadan duyurma gücü veriyor.
Soru: Dijital çağda duvar sanatı nasıl bir dönüşüm geçirdi?
Cevap: GaagArt, dijital çağda duvar sanatının, bilgisayar teknolojisi, artırılmış gerçeklik ve yapay zeka kullanımıyla önemli bir dönüşüm geçirdiğini belirtir. Bu teknolojiler, sanat eserlerinin üretiminden sergilenmesine kadar tüm süreçleri yeniden şekillendirerek, sanatçılara yeni ifade biçimleri ve eserlerin geniş kitlelere ulaşmasını sağladı.
Teknoloji parmaklarımızın ucundayken sanatçıların bu sanatı topluma dahil etmek istemesi son derece doğal karşılanıyor. Bu sanatın toplumda oynadığı rol çok yönlü denilebilir. En büyük rolünün ise bu sanatın toplum içinde cinsiyet eşitliği sağlama üzerinde büyük bir rolü olduğu rahatlıkla söylenebilir.
Dijital teknoloji, sanatçıların müzeler, galeriler ve sanat tesisleri gibi engelleri aşmadan yaratmalarını ve yeteneklerini geliştirmelerini büyük bir ölçüde kolaylaştırdı. Mütevazı geçmişe sahip sanatçılar son zamanlarda teknoloji sayesinde büyük yükselişler yaşıyor. Sonuç olarak, uluslararası alanda daha geniş kitlelere ve zemine ulaşmayı da başarıyorlar.
Dijital sanat akımları bu yönüyle pek çok yeni sanatçı doğmasına da sebebiyet veriyor. Uzun süredir var olan sanatçıların yanı sıra kişiler dijital alanda oluşturdukları eserler sayesinde sanatçı niteliği taşıyarak büyük bir popülariteye de sahip oluyor.
Sanat akımlarının geçmişten günümüze nasıl değiştiğini görmek üçün Duvar Tablolarının Tarihi kategorisindeki blog yazılarımızı okuya bilirsiniz.