Leonardo Da Vinci Kimdir? Hayatı, Sanatı ve Eserleri
Leonardo Da Vinci, Rönesans döneminin anatomi, mühendislik, botanik ve resim alanlarındaki çalışmalarıyla öne çıkan en kapsamlı figürlerinden biridir.
Michelangelo di Lodovico Buonarroti Simoni, Yüksek Rönesans döneminin heykel, resim, mimari ve şiir alanlarındaki üretimleriyle Batı sanat tarihinin en etkili figürlerinden biridir. İnsan anatomisine duyduğu derin ilgi ve mermeri işleme konusundaki teknik kapasitesi, figürlerindeki fiziksel ve duygusal yoğunluğu (terribilità) en üst seviyeye taşımıştır. Michelangelo'nun mermer bloklarının içindeki formları açığa çıkarma felsefesini, anatomi bilgisini ve kompozisyon kurallarını nasıl inşa ettiğini tüm teknik detaylarıyla inceliyoruz.

Michelangelo, 1475 yılında İtalya'nın Caprese kasabasında doğmuş bir heykeltıraş, ressam ve mimardır. Kendisini öncelikle ve sadece bir heykeltıraş olarak tanımlayan Michelangelo, boya ve fırça yerine keski ve mermeri tercih etmiştir. Neoplatonizm felsefesinden yoğun şekilde etkilenen Michelangelo, heykeltıraşlık eylemini "mermerin içine hapsedilmiş bedeni özgürlüğüne kavuşturma" işlemi olarak tanımlar. İnsan bedenini, özellikle de erkek anatomisini, tanrısal kusursuzluğun yeryüzündeki en net yansıması olarak kabul etmiş ve üretimlerini bu doğrultuda şekillendirmiştir.
1475 yılında doğan Michelangelo, çocukluk yıllarını Floransa'da geçirmiştir. Bebekliğinde bir taş ustasının karısı tarafından emzirilen Michelangelo, mermere olan ilgisinin kendisine sütannesi aracılığıyla geçtiğini belirtir. Genç yaşta Floransalı ressam Domenico Ghirlandaio'nun atölyesinde fresk tekniği üzerine eğitim almış, ancak kısa süre sonra resimden uzaklaşarak Lorenzo de' Medici'nin (Muhteşem Lorenzo) himayesindeki San Marco heykel bahçesine geçmiştir. Medici sarayında dönemin en önemli filozofları ve şairleriyle bir arada büyümesi, Michelangelo'nun entelektüel altyapısını oluşturmuştur. Hayatı boyunca Floransa ve Roma arasında mekik dokuyan Michelangelo, aralarında II. Julius ve III. Paul'ün de bulunduğu tam dokuz farklı papa için anıtsal projeler üretmiştir.
Michelangelo'nun sanatsal üretiminin merkezinde kas anatomisi, dinamik hareket ve "terribilità" (dehşet verici yücelik/güç) kavramları yer alır. Figürlerinde statik duruşlar yerine contrapposto (ağırlığın tek bacağa bindirildiği asimetrik duruş) ve figura serpentinata (bedenin spiral bir eksen etrafında kıvrılması) tekniklerini sıklıkla kullanmıştır. Anatomiyi kusursuz yansıtmak amacıyla, tıpkı Leonardo da Vinci gibi, Santo Spirito manastırının hastanesinde kadavralar üzerinde diseksiyon çalışmaları yapmıştır. Heykellerindeki damar yolları, kas gerilimleri ve kemik çıkıntıları, bu tıbbi gözlemlerin doğrudan sonucudur.
Resim çalışmalarında ise cangiante adı verilen, gölgeleri oluşturmak için siyah kullanmak yerine daha koyu ve farklı bir renk tonuna geçiş yapma tekniğini benimsemiştir. Bu teknik, fresklerindeki figürlerin hacimlerini optik olarak belirginleştirir.
Michelangelo, sanatçının statüsünü zanaatkarlıktan "ilahi bir yaratıcı" (Il Divino) mertebesine yükselten temel figürdür. Yüksek Rönesans'ın altın çağını zirveye taşımasının yanı sıra, geç dönem eserlerindeki çarpık oranlar, aşırı kaslı vücutlar ve dramatik kompozisyonlarla Maniyerizm akımının temellerini atmıştır. Mimari alanda Aziz Petrus Bazilikası'nın kubbesini tasarlaması, mühendislik ve estetiğin anıtsal bir birleşimidir. Michelangelo, hayattayken biyografisi yazılan ve basılan ilk sanatçı unvanını taşır.

1501-1504 yılları arasında tek parça Carrara mermerinden yontulan Davud heykeli, tam 5.17 metre uzunluğundadır. Önceki sanatçılar tarafından "kusurlu" bulunarak yarım bırakılmış bir mermer bloğundan üretilmiştir. Geleneksel Davud ve Câlût (Goliath) tasvirlerinin aksine Michelangelo, Davud'u düşmanını yendikten sonraki haliyle değil, savaştan hemen önceki gergin, odaklanmış ve strateji kuran anında betimlemiştir. Heykelin sağ eli ve kafası bedenin geri kalanına göre orantısız biçimde büyüktür; bu durumun temel nedeni, heykelin Floransa Katedrali'nin çatısına yerleştirilmek üzere tasarlanması ve aşağıdan bakıldığında perspektif olarak doğru algılanmasının hedeflenmesidir.

1498-1499 yılları arasında, Michelangelo henüz 24 yaşındayken tamamlanan Pietà, Roma'daki Aziz Petrus Bazilikası'nda yer alır. Çarmıhtan indirilen ölü İsa'nın bedeni, annesi Meryem'in kucağında yatmaktadır. Michelangelo, kompozisyonu piramidal bir yapı içine oturtarak görsel bir denge kurmuştur. Meryem'in yüzü İsa'dan çok daha genç tasvir edilmiştir; Michelangelo bu tercihi, Meryem'in ilahi saflığının bedenindeki yansıması olarak açıklar. Pietà, Michelangelo'nun göğüs bandına ismini kazıyarak imzaladığı tarihteki tek çalışmasıdır.

Papa II. Julius'un ısrarı üzerine 1508-1512 yılları arasında fresk tekniğiyle boyanan Sistine Şapeli tavanı, Eski Ahit'in Yaratılış (Genesis) kitabından dokuz ana sahneyi içerir. Michelangelo, 500 metrekarelik alana 300'den fazla figürü kendi kurduğu özel bir iskele sistemi üzerinde ayakta durarak resmetmiştir. Tavanın en bilinen bölümü olan Adem'in Yaratılışı (Creazione di Adamo) sahnesinde, Tanrı ile Adem'in parmak uçları birbirine değmek üzeredir. Tanrı figürünün etrafını saran kırmızı pelerin ve meleklerin oluşturduğu kesit, insan beyninin anatomik yapısıyla birebir örtüşmektedir.

Sistine Şapeli'nin sunak duvarını kaplayan Kıyamet Günü freski, tavanın tamamlanmasından 25 yıl sonra, 1536-1541 yılları arasında üretilmiştir. Merkezde İsa figürü, kaslı ve sakalsız bir Apollo (Yunan Güneş Tanrısı) formunda tasvir edilerek ruhları cennete veya cehenneme ayırmaktadır. Freskteki figürlerin tamamı başlangıçta çıplak çizilmiştir, ancak Katolik Kilisesi'nin tepkisi üzerine sonradan "İncir Yaprağı Kampanyası" kapsamında diğer ressamlar tarafından figürlerin cinsel organları kumaş parçalarıyla örtülmüştür. Kompozisyonda derisi yüzülerek şehit edilen Aziz Bartalmay'ın tuttuğu boş deri parçasında Michelangelo kendi yüzünü resmetmiştir.

Papa II. Julius'un anıtsal mezar projesinin bir parçası olarak 1513-1515 yıllarında yontulan Musa heykeli, Roma'daki San Pietro in Vincoli kilisesinde bulunmaktadır. Heykelin en dikkat çekici özelliği, Musa'nın başında yer alan iki adet boynuzdur. Bu detay, İncil'in Latince Vulgate çevirisindeki "yüzünden ışıklar saçıyordu" (karan) kelimesinin, yanlışlıkla "boynuzluydu" (keren) olarak çevrilmesinden kaynaklanan ikonografik bir hatanın sonucudur. Musa'nın sol bacağındaki kas gerilimi ve sakallarını çekiştiren sağ eli, harekete geçmek üzere olan bastırılmış bir öfkeyi görselleştirir.

1496-1497 yıllarına tarihlenen Bacchus heykeli, Michelangelo'nun Roma'da ürettiği ilk büyük ölçekli eserlerden biridir. Roma şarap tanrısı Bacchus, elinde bir kadeh şarapla, sarhoşluğun getirdiği dengesiz ve yalpalamaya müsait bir duruşta (contrapposto'nun abartılı bir versiyonu) tasvir edilmiştir. Bedeni hem maskülen kaslara hem de feminen bir yumuşaklığa (androjen özelliklere) sahiptir. Arkasına saklanarak Bacchus'un elindeki üzümleri yiyen küçük bir satir figürü, kompozisyona derinlik ve hikaye katar.

1507 yılında ahşap üzerine tempera tekniğiyle üretilen Doni Tondo, Michelangelo'nun günümüze ulaşan ve tamamen kendisi tarafından bitirilmiş tek panel Michelangelo tablosudur. Yuvarlak (tondo) formatta hazırlanan Doni Tondo kompozisyonunda Meryem, Yusuf ve Çocuk İsa figürleri, heykelsi bir hacme ve karmaşık kıvrımlara sahiptir. Meryem'in çocuğu omzunun üzerinden geriye doğru uzanarak alması (veya vermesi), figürlerin mekanı üç boyutlu olarak kullanmasını sağlar. Kullanılan parlak ve sentetik renkler (cangiante), Sistine Şapeli tavanında kullanılacak renk paletinin ilk sinyallerini verir.
Michelangelo, 18 Şubat 1564 tarihinde Roma'daki evinde 88 yaşında hayatını kaybetmiştir. Hayatının son haftasına kadar Rondanini Pietà adlı mermer heykeli üzerinde çalışmaya devam etmiştir. Ölümünün ardından naaşı, yeğeni tarafından gizlice Floransa'ya kaçırılmış ve vasiyeti üzerine Floransa'daki Santa Croce Bazilikası'nda, Giorgio Vasari tarafından tasarlanan anıtsal bir mezara defnedilmiştir.
Rönesans ustasının tam adı Michelangelo di Lodovico Buonarroti Simoni'dir.
Hayır, popüler kültürdeki yaygın inanışın aksine Michelangelo, tavanı boyamak için özel olarak tasarladığı ahşap iskele sisteminin üzerinde sırtüstü yatarak değil, boynunu geriye doğru kırıp ayakta durarak çalışmıştır.
Davud heykeli, İtalya'nın Toskana bölgesindeki Carrara ocaklarından çıkarılan yekpare (tek parça) beyaz mermerden yontulmuştur.
Genç yaşta ürettiği Pietà'ya ismini kazıdıktan sonra bunu bir kibir belirtisi olarak gören Michelangelo, sonraki hiçbir eserine imza atmamış, sanatsal stilinin ve teknik mükemmelliğinin kendi imzası yerine geçtiğini savunmuştur.
Michelangelo, kil veya balmumu gibi malzemelerle parçaları birleştirerek modelaj yapmak yerine, doğrudan mermer bloğuna oyma (subtraktif) yöntemini uygulamış; formun zaten mermerin içinde olduğunu ve kendisinin sadece fazlalıkları attığını ifade etmiştir.